yeni yazı

yığılmış
bana bakmaya giderken
 

geceninmelonşapkası.

aynı günün akşamında, rehâvet içinde oturuyorken evimde, birden dışarı çıkma hissine kapıldım. evin içinde hissis tüm vücuduma biraz his tercûmanı olmak için belki de. 

üzerimi giydim. siyah montumu çok severim. onu giydim. sonra komodinin üstünden evin anahtarını alıp cebime attım. her şey tamamken, ayakkabılarımı gördüm. bordo ve mâsum ayakkabılarımı. önüne eğildim. ne kadar bağcığı varsa karışmış. öyle sevecenlerdi ki inanamazsınız. birbirlerine sımsıkı sarılmış ve gayretle inanarak, hiç kopmayacak yeminleri içerisinde...

evet ayakkabılarımın önüne eğildim. bordo ve fenâlaşmış ve yorgun halde köşede kalakalan ayakkabımın bağcıklarını çözmeye çalışırken, kapının zili. hiç olmayacak kadar ve bu zamana kadar çalmamış kuvveti ve telâşıyla, cayır cayır çalmaya başladı. evde kim var kim yok, kapının önünde telâşlı bekleyiş içinde ve kocaman açılmış gözlerimizle, sessizlikten, birbirlerimizin kalp atışlarımızın seslerini duyuyorduk âdeta. 

şanslı kapı. bahtsız kapı. ya da kapının öte tarafında müthiş bir soru veyahut bir cevap. herkesin gözlerine bakarak, kapının tokmağını çevirerek, açtım kapıyı. kapının ötesinde, kan ter içinde bir genç nefes nefese, bembeyaz yüzünü meraklı yüzümden aşırıp, kocaman gözleriyle evdekilere bakarak; -"memduh âbi iki blok ötede yerde yatıyor!.. cep telefonunu da yanına almamış, herkes merâk içinde etrafında ona bakarken ben koştum buraya geldim, hadi gelin!.." dondum kaldım. yerde yağılan âbi dediği, beni kasttettiğini evin içinde, kapının önünde hepimiz anladık!.. evin içinde hepimiz bana bakıyoruz!.. ama hepimiz!.. e ben daha sokağa çıkmadım ki?.. bunu hepimiz bilmiyor muyuz? biliyoruz. e peki dışarıdaki ben-âbi kim?
buz kestim. biraz bekledim. biraz daha buz kestim. ve buz kesmeye devâm ederken ben, tamamıyla donmamak için, kapıdaki genci şaşkınlığıyla bir kenara itip, koştum. tabi koşarken, önümdeki merdivenleri unutunca, bir film sahnesi gibi kapdır küldür merdivenleri düştüm!.. o birkaç merdiven bana milyonlarca merdiven gibi geldi. düş düş bitmeyen merdivenler!..

devâmı için tıkla >>








RadyoMelon'un resmî sitesi,
interaktif olsun isterim. hem dinleyelim, hem dinlenelim bir taraftan da aklınıza gelen şahâne
söz ve fikirleri paylaşmanızı isterim...





cep ve tabletten dinlemek için, "play" tuşuna basın.







melon şapka takendisi der ki;

radyo-tv eğitimi alan öğrenci arkadaşlar; RadyoMelon'da yayın yapma olanağı çok yakında.  

merhabalar.

uzun zamandır aklımda olan bir proje bu aslında. radyo-tv okuyan gençlerleri projeleriyle birlikte daha çok heyecanlandıracak ve yayın hayatlarında belki de ilk adımı atmalarını sağlayacak bir proje.

sabah, öğlen ve akşam yayın akışı düzenlenecek ve dolu dolu gençlerle şahâne bir RadyoMelon yayınları olsun istiyorum.

en azından teorik olarak öğretilerini pratik olarak da hayatla yüzleştirmek olanağı...

bu proje için fikirleriniz de olursa, bana yazmanızı isterim...

aklıma gelmişken, söylemek istedim. umarım eğlenceli ve heyecan vericidir siz gençler için... ne dersiniz?

saygı ve selâmlarımla,
melon.